Doç. Dr. İ. Efe EFEOĞLU
Geçen haftaki yazımızda çalışanlar tarafından toplantıların nasıl algılandığına değinmiş, toplantılara yönelik çalışmalardan örnekler vermiş ve çalışanların genelde toplantıları iş hayatında verimliliği öldüren bir numaralı neden olarak gördüğünden bahsetmiştik. Düşünülenin aksine, toplantı yönetimi başlığı altında bir araya getirebileceğimiz birtakım stratejilerle toplantıları etkin, verimli ve keyifli bir hale getirmek mümkün. Ancak her şeyden önce dikkate alınması gereken husus gerçekten bir toplantı yapılmasına gerek olup olmadığı hususudur. Aslında birçok toplantının yapılmasına gerek yoktur ya da birçok toplantıya katılması gerekenden çok daha fazla kişi katılır. Çoğu zaman bir toplantı ile ulaşılması planlanan amaçlara farklı yollardan toplantı yapmaksızın da ulaşılabilir. Örneğin birçok konu, toplantı yapmadan telefon ile görüşme yoluyla, elektronik posta ile veya telekonferans aracılığıyla ele alınabilir. Eğer gerçekten bir toplantı yapılması zorunluluk halini almışsa, bu aşamada birkaç önemli hususu göz önünde bulundurmakta fayda var. Uygulamada toplantılara yönelik farklı yöntemler kullanılsa da başarılı bir toplantı temelde üç faktöre bağlıdır: Toplantı öncesi yapılan hazırlığa, toplantı sürecinin idaresine ve toplantı sonrası toplantıda ele alınan konuların takibine. Esasen bir koçluk aracı olan ‘KAMÇI’ yöntemi, söz konusu üç faktöre doğrudan temas etmesiyle son dönemde toplantılar için önerilen ve başvurulan önemli yöntemlerden birisi haline gelmiştir. Bir akronim olarak ‘KAMÇI’, toplantı ile ilgili göz önünde bulundurulması gereken birtakım kavramlara vurgu yapar. ‘KAMÇI’nın ilk harfi olan ‘K’ harfi, ‘Konu’ için kullanılır. Verimli geçmesi düşünülen bir toplantıda, ele alınacak konu ya da konuların açık bir şekilde ifade edilmesi esastır. ‘A’ harfi ise ‘Amaç’ ya da amaçlara işaret eder. Toplantıyı planlamadan önce toplantı sonucu ulaşılması planlanan amaçları hem kendiniz için hem de toplantıya katılacak grup için ortaya koymak, netleştirmek son derece yararlı olacaktır. Bu süreçte kendimize bazı sorular sorabiliriz: Bu toplantıyı neden düzenliyorum? Toplantı sonucu neyi başarmak ya da elde etmek istiyorum? Ne tür bir bilgi paylaşılacak ya da ne ile ilgili bir karar çıkacak? Kimler katılacak? Vb.
‘M’ harfi ‘Mevcut Durum’un ele alınmasıyla ilgilidir. Bu aşamada içinde bulunulan durum, karşılaşılan sorunlar ifade edilir, tanımlanır. Bu aşamada şu sorular gündeme gelir: Şu an durum nedir? Kimler bu konunun taraflarıdır? Gelecekte olması muhtemel durum nedir? Vb. ‘Ç’ harfi toplantıya gündem oluşturan sorun/lara ‘Çare’ ya da çareler bulunmasına gönderme yapar. Toplantı gündemine yönelik yeni fikirler üretilir ve amaca yönelik adımlar atılır. Bu aşamada yaratıcı düşünmeyi teşvik etmek ve kolaylaştırmak için açık uçlu sorular sorulur: Bu konuyu nasıl çözümleyebiliriz? Bu konu ile ilgili henüz göz önünde bulundurmadığımız neler var? Vb.
‘I’ harfi ise, ‘İlan Etme’ için kullanılır. İlan etme, toplantıda ele alınan konunun ve/ya kararların, varsa soruna yönelik üzerinde anlaşmaya varılan seçeneğin geleceğe yönelik takibi ile ilgilidir.
Tüm bu söylenenlerin yanı sıra toplantı öncesi toplantı süresinin kesin olarak belirlenmesi, toplantıya zamanında başlanılması ve toplantının zamanında bitirilmesi, toplantı süresince mümkün olduğunca teknolojinin (telefon vb.) toplantı ortamından uzak tutulması, toplantıya alınmaması ya da uçuş moduna alınması, toplantıya tüm katılımcıların hazırlıklı gelmesinin sağlanması gibi hususlar da toplantının etkinliğine ve verimliliğine katkı sağlayacaktır. Ancak unutulmamalıdır ki iyi ve başarılı toplantılar tesadüfen yapılmaz, hepsi iyi bir planlamanın eseridir.



