25 Temmuz 2015 Cumartesi

Koçluk ile Etkinlik ve Verimlilik

İ. Efe Efeoğlu

Bugünün iş dünyasında, birlikte çalıştığınız kişilere sadece ne yapmaları gerektiğini söyleyerek yöneticilik yapamazsınız. Onlara kendi kararlarını kendilerinin vermesinde yardımcı olmalı, zor problemlerin üstesinden gelebilmeleri için olanak sağlamalı ve iş ile ilgili becerilerini geliştirmeniz gerekir. İster ekibinizde üstün performans sergileyen yıldız bir çalışanınız olsun ister sergilediği kötü performans ile tüm ekibi aşağı çeken bir çalışanınız olsun ya da kendisini ihmal edilmiş ve önemsiz hisseden bir çalışanınız olsun yapmanız gereken onlara ‘Koçluk’tur. 
Koçluk, kelime anlamı olarak birisini bir yerden başka bir yere götürme olarak tanımlanır. Uygulamada da bu tanım, yürütülen faaliyetler ile yakından ilişkilidir. Aslında genel anlamda koçluk kavramı altında yürütülen faaliyetlerin kişiyi bir yerden alıp başka bir yere götürme amacına hizmet ettiği söylenebilir. Önemli nokta bu yolculuk, koçluk alan kişinin, yani danışanın kendi yolculuğu olmasıdır. Koç, soracağı doğru ve güçlü sorularla bu yolculukta danışanın kendi yönünü kendisinin bulabilmesi için destek olur. Bu açıdan koçluk, koç ve danışan arasında güvene ve gizliliğe dayalı bir işbirliğini gerektirir. Amaç, danışan tarafından belirlenen hedeflere, arzulanan değişime koçun desteğiyle ulaşmasıdır. Bir değişim ve gelişim süreci olan koçluk, danışana karşılaştığı sorunların üstesinden tek başına gelme yetkinliğini kazandırır. Bu yetkinlik, koçluk sürecinde danışanın kendisinin farkında olması, kendisini daha iyi tanıması ve potansiyelini keşfetmesi ile kazanılır. İyi bir koç, arzu edilen değişim ya da sorun çözümünde danışanın kendisinden çok daha fazla bilgi ve beceriye sahip olduğu varsayımındadır. 
Koçluk sürecinde hem koçun hem de danışanın üstlenmesi gereken bazı temel sorumluluklar vardır. Koçun üstlenmesi gereken sorumluluklar arasında danışan tarafından açıkça tanımlanmış amaca odaklanmak ve bu odaktan uzaklaşılmamasını sağlamak, danışanın konu üzerinde düşünmesini kolaylaştırmak ve yapıcı geribildirimde bulunmak sayılabilir. Danışanın üstlenmesi gereken sorumluluklar ise konu ile ilgili farklı fikir ve seçenekler üretmek, amaca ulaşmak için eylemde bulunmak ve ilerlemeyi raporlamak olarak özetlenebilir. Bu sorumlulukların yerine getirilmesi genellikle görüldüğünden çok daha karmaşık ve zordur. 
Yapılan çalışmalar, koçluğun hem çalışan hem de işletme için çok sayıda faydası olduğunu ortaya koymaktadır. İnsan kaynakları uzmanlarına yönelik bir araştırmada, katılımcıların yüzde 99’u koçluğun işletme ve çalışan için faydasına inandığını söylemiş, yüzde 96’sı koçluğun işletmelerde öğrenmeyi teşvik etmenin önemli bir yöntemi olduğunu ve yüzde 93’ü de koçluğun ve mentörlüğün işletmede verilen eğitimin iş ortamına aktarılmasında önemli araçlar olduğunu belirtmiştir. Diğer taraftan çalışanlar arasında yapılan araştırmalar da paralel şekilde koçluğun olumlu çıktılarını ortaya koymaktadır. Örneğin bir araştırmaya katılan çalışanlar aldıkları koçluk hizmeti neticesinde, büyük oranda kendilerine güvende artış, iletişim ve kişisel becerilerinde gelişme, iş-özel yaşam sorumluluklarında denge ve iş performanslarında yükselme olduğunu ifade etmişlerdir. Bununla birlikte etkili koçluk uygulamalarının bir kültür olarak yer aldığı işletmelerde çalışan bağlılığının, çalışan motivasyonunun, çalışan verimliliğinin arttığı, sonuçta müşteri sadakatinde de önemli derecelerde artış olduğu gözlemlenmektedir. 
Bugün devlet tarafından da bir meslek olarak tanınan koçluk ile arzulanan sonuçlara ulaşabilmek için bu hizmetin bu konuda profesyonel kişi ve kuruluşlardan alınması son derece önemli bir husustur. Çünkü birçok sektörde karşılaştığımız gibi koçluk mesleği de yeni olmasına rağmen oldukça suiistimal edilen alanlardan birisidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder