İ.Efe Efeoğlu
Küreselleşme ile birlikte artan rekabet ortamı ve teknolojide yaşanan gelişmeler son dönemde değişimi örgütsel yaşamın kaçınılmaz bir parçası haline getirmiştir. Bu durum işletmelerin çalışanlarına değişime uyum sağlamaları konusunda yardımcı olmalarını zorunlu kılmıştır. Bununla birlikte işletmelerin varlıklarını devam ettirebilmeleri ve büyümeleri sadece yeni teknolojilere, yeni ekonomilere ve tüketici davranışlarında meydana gelen güncel değişmelere uyum sağlama hız ve becerilerine bağlı olmayıp, aynı zamanda sahip olduğu insan kaynağının gelişim seviyesine de bağlıdır. Her işletme, işlerin çok daha karmaşık olduğu günümüzde, işlerin görülmesinde, çalıştığı ortama uyum sağlayabilen, iyi eğitimli ve deneyimli çalışanlara ihtiyaç duyar.
Tüm bu nedenlerden ötürü ‘eğitim ve geliştirme’, devamlılık düşünen işletmeler için önemli bir unsur haline gelmiştir. Birçok açıdan son derece hayatî önem taşıyan ‘eğitim’, sürekli büyüme ve gelişme isteyen bir işletmenin kalbinde yer alır. Örneğin havacılık sektöründe meydana gelen uçak kazalarına genellikle uçağın üretiminden kaynaklı teknik nedenler değil, insan kaynaklı hatalar sebep olmaktadır. Çarpışma, düşme ve diğer şekillerde meydana gelen havayolu kazalarının yaklaşık dörtte üçü pilot veya hava trafik kontrolörü ya da yetersiz bakımdan kaynaklanmaktadır. Bu örnekten hareketle, çalışanlara işlerini yerine getirmede etkili olmaları için destek olmanın, herhangi bir iş örgütünün üstlenmesi gereken en önemli sorumluluklardan birisi olduğu açıkça söylenebilir.
Diğer taraftan çalışanların iş tatminlerinin ve
kişisel performanslarının artması için gelişim, tanınma ve statü gibi motivasyonel gereksinimlerinin de karşılanması gerekmektedir. Tüm bu ve benzeri nedenler iş örgütlerinin sahip oldukları insan kaynağının bilgi, yetenek ve becerilerini artırma ve geliştirmesinin önemini anlamalarına neden olmuş ve bu durum eğitim konusuna ayrı bir önem vermeleri sonucunu doğurmuştur. Eğitim ve geliştirmeyi; yeni ve eski çalışanlara bilgi ve teknik beceriler kazandırmayı, yaptıkları işte daha etkili olmalarını sağlamak için davranış ve tutumlar geliştirmeyi amaç edinen bir öğrenme süreci olarak tanımlamak mümkündür. İşletme açısından sayısız faydalar sağlayan etkili bir eğitim programı için özet olarak şu faydaları söylemek mümkündür:
kişisel performanslarının artması için gelişim, tanınma ve statü gibi motivasyonel gereksinimlerinin de karşılanması gerekmektedir. Tüm bu ve benzeri nedenler iş örgütlerinin sahip oldukları insan kaynağının bilgi, yetenek ve becerilerini artırma ve geliştirmesinin önemini anlamalarına neden olmuş ve bu durum eğitim konusuna ayrı bir önem vermeleri sonucunu doğurmuştur. Eğitim ve geliştirmeyi; yeni ve eski çalışanlara bilgi ve teknik beceriler kazandırmayı, yaptıkları işte daha etkili olmalarını sağlamak için davranış ve tutumlar geliştirmeyi amaç edinen bir öğrenme süreci olarak tanımlamak mümkündür. İşletme açısından sayısız faydalar sağlayan etkili bir eğitim programı için özet olarak şu faydaları söylemek mümkündür:
- Çıktı, kalite, hız ve genel verimlilik bakımından birey, takım ve örgüt performansını artırır.
- Yüksek nitelikli çalışanların yetkinliklerini artırarak ve becerilerini geliştirerek öğrenme ve gelişme imkânı sağlar ve bu şekilde çalışanları motive eder.
- Çalışanları örgütün misyon ve amaçlarını benimsemeleri konusunda cesaretlendirerek örgüte olan bağlılıklarını arttırır.
- Değişimin neden gerekli olduğu konusunda bir anlayış oluşturarak ve çalışanlara yeni duruma ayak uydurabilmeleri için gerekli bilgi ve beceriyi sunarak değişimin yönetilmesine yardımcı olur.
- Örgütte pozitif bir kültür oluşmasına yardımcı olur.
- Müşterilere yüksek düzeyde hizmet verilmesine yardımcı olur.
Eğitim ve geliştirme faaliyetlerinin bireysel ve dolayısıyla örgütsel başarı üzerinde sahip olduğu etkiyi, buna paralel olarak örgütlerin kazanç ve genel kârlılığı ile çalışanlarına verdikleri eğitim sayıları arasında olumlu yönde bir ilişki olduğunu, yapılan birçok çalışma ve araştırma ortaya koymakta ve büyük-küçük tüm işletmelerin eğitim faaliyetlerine eskisinden daha fazla önem verdikleri görülmektedir. Eğitimin önemini vurgulamak üzere bazı büyük işletmeler eğitimden sorumlu üst düzey yönetim pozisyonları oluşturmuştur (‘Chief Learning Officer - CLO’ ve ‘Chief Knowledge Officer - CKO’). Günümüzde işletmeler, örgütsel verimlilik ve etkinlik için çalışanlarının becerilerini geliştirmeye yönelik eğitim programlarına azımsanmayacak miktarda paralar harcamaktadırlar. Bu şirketler eğitim ve gelişim çabalarını işletmenin başarısı için önemli bir faktör olarak tanımlamaktadırlar. İşletmeler farklı eğitim programları ile çalışanlarına yönelik sürekli eğitim faaliyetinde bulunmadıklarında, çalışanlar işlerini yapmada yetersiz kalacak, bu durum özelde bireysel, genelde örgütsel başarıyı etkileyecek ve işletmenin daha az rekabetçi olmasına yol açacaktır. Sürekli eğitim olmaksızın işletmeler, etkili bir rekabet için ihtiyaç duyulan bilgi, beceri ve yeteneğe sahip çalışan istihdam edemeyecektir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder